BLOGGER OLAMAMAK VE EVLİLİK ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

Yazı yazmayı acayip özlüyorum. Blog açmamın ilk sebebi yazıya geri dönmek içindi ama tahmin ettiğim gibi olmadı, ara ara bunu düşünüyorum, acaba bir yerde yanlış mı yaptım diye. Kendimi yazacak konu bulamazken buldum, oysa ki konu başlıklarımı belirlemiştim bile. Sanırım görev icabı yazmak bana yaramadı, blogger olacağım diye yola çıkmamak lazım, zaten blogger'lık diye bir kariyer planı da yapmamıştım. Yazı yazacağım dedim ve yazmadım.

Hayatım tamamen Pilates etrafında dönmeye başlamadan kısa bir süre önce çevirmenlik ve editörlük yapıyordum, o zamanlar da sürekli yazı yazmak zorunda olmaktan sıkılıyordum, yazdığım konular da limitliydi. İşi bırakıp tam zamanlı Pilates kariyerime ve yeni bir beslenme eğitimine yönelince de artık sevdiğim şeyler üzerine sık sık yazarım dedim ama olmadı. Bundan sonrası için şuna karar verdim; kendime ödev verip her hafta 2-3 yazı yazsam? Bir nevi günlük gibi... Belki bu sefer olur.

Bu aralar, yani son bir aydır hayatımda yepyeni bir konu var; A. ile evleniyoruz! O zaman biraz bundan bahsedeyim çünkü her gece gördüğüm rüya yakından veya uzaktan bununla ilgili. İnsan her ne kadar bekliyor olsa da -tekliften birkaç hafta önce artık yakında olabileceğini hissediyordum, hatta tekliften yaklaşık 48 saniye önce de 'acaba bugün mü, yok yok çok düşünme eğer teklif etmezse hayal kırıklığına uğrarsın'- diye kafamdan düşünceler geçiyordu ama ne kadar tahmin etse de insan şok olabiliyormuş. Zira bana 'benimle evlenir misin?' diyen sevgilime ilk tepkim küfür oldu. 

Neyse ki buna rağmen evet cevabımı kabul etti.

 

Hayatım boyunca hiç düğününü hayal eden bir kız çocuğu olmadım, sadece düğünüm olursa ne isteyeceğimi veya ne istemeyeceğimi biliyordum. İstediklerimi de kesin yaparım diye düşünüyordum ki bu düşüncelerin hepsi suya düştü. Kötü anlamda değil ama bu konuda hayaller ve gerçekler cidden farklı olabiliyormuş. Mutlaka kır düğünü olacak, açık hava olacak, ayaklarım çimene basacak derken bu konu tamamen ortadan kalktı. Bunun için A.'nın birkaç ay önce teklif etmesi lazımmış ki hem yer bulabilmek hem de yakın arkadaş ve akrabaların önceden söz verdikleri başka düğünler olmadığından emin olabilmek için. Bir sene beklemek istemediğimiz için kırdan kapalı ortama geçtik. Sadece 50 arkadaşımız olsun derken liste 200'ü geçti... Duvak takmam derken annemin kafama dur bir görelim diye taktığı duvakları görünce içim kıpırdamaya başladı. Pasta kesmem derken davetlilerin çoğunun pasta kesilse de gitsek diye düşüneceğini öğrendim, gitmek isteyenleri evine gönül rahatlığıyla göndermek için pasta kesmeyi de kabul ettim. Ama istediğim birkaç şey kesin olacak, mesela bu bir parti olacak. Öyle gelinin babasıyla, damadın annesiyle, sonra usül icabı eşlerin değiştiği, salonun ortasında garip slow danslar yapan maymunları izleyen bir seyirci kalabalığı yaratmayacağız. Biz ilk dans yapar mıyız ondan bile emin değiliz ama bütün gece dans ederiz. 

Bir sene beklemek istemediğimiz, 30'lu yaşların ortalarına gelip de geçtiğimiz, zaten birlikte yaşadığımız için ev kurmayacak olduğumuz, ne nişan ne de kına yapacağımız için hedefimiz en kısa zamanda evlenip harika bir parti düzenlemek. Kadın için en önemli konu olan gelinlik arama çabaları nedense içimde kelebekler uçurtmadı ama bir tane vardı ki denediğimde ağzımdan müthiş lafı çıktı. Galiba gelinliğimi buldum.

Evlilik ne demek konusunu düşünmüyor değilim, ama cevabı daha yok. Sadece uzunca bir süredir A.'nın benim için bir erkek arkadaştan çok daha fazlası olduğunu biliyordum ve ona erkek arkadaşım demek artık yetersiz kalıyordu. O hayatımı daha iyi ve huzurlu kılan biri, ve emin olun ki herkesin hayatında huzura ve sevgiye ihtiyacı var. Benim için önemli olan diğer bir şey de birbirlerine çok benzediklerini ve anlaşacaklarını düşündüğüm ailelerimizin artık birbirlerini tanımaları ve bir olmalarıydı. Zaten A.'nın annesi ile yengemin hala düzenli olarak görüşen ortaokul arkadaşları olmaları işi çok daha kolay kıldı, artık içim rahat, aileler geçiniyor. 

Düğüne yaklaşık olarak 3.5 ay var, iyi ki bir sene bekleme kararı almamışız yoksa bu strese dayanamazdım. Hem de heyecanı kaybetmeden düğünü yapmak gerektiğine inanıyorum. Mutluyuz, strese ne gerek var.