KIŞ KİLOLARINDAN KURTULMANIN 9 PÜF NOKTASI

Neden her kış 1-2 kilo alıyorum diye sorarsanız cevabı aslında çok uzaklarda aramamak lazım. Günler kısaldıkça ve soğudukça dışarıda daha az vakit geçirdiniz ve evde daha çok televizyon karşısında oturdunuz. Ya da ardı ardına gelen yılbaşı davetlerinde biraz fazla kaçırdınız. Bütün bunların üzerine vücudunuz bir de kendini soğuğa karşı korumak için yağlara sımsıkı tutundu. Artık Nisan ayı geldiğine göre bu fazlalıkları atmaya başlayabiliriz, malum giyilecek kısa şortlar ve tiril tiril elbiseler var. Diyet yapmadan kış kilolarından kurtulmak aslında çok basit, aşağıdaki pratik yolları uygulayın, kendinizi sıkmadan fazlalıklarınızdan kurtulun.

  • Her gün 3 bardak ekstra su için. Bunu hatırlamak için her öğün bittikten sonra bir bardak içebilirsiniz.
  • Her gece mutlaka 8 saat uyuyun. Az uyku stres ve dolayısıyla fazla yemeye yol açabiliyor. Rahat bir uyku için, yatmadan en az yarım saat önce telefonunuzu kurcalamayı bırakın ve bir bardak papatya çayı için.
  • Bir hafta boyunca alkol detoksu yapın.
  • Haftanın 2 günü öğlen yemeğinizi ofiste yiyin, öğle yemeği aranızı ise 45-50 dakikalık bir yürüyüş için kullanın.
  • Akşam yemeğinden sonra buzdolabını karıştırma alışkanlığını engellemek için yemekten sonra 30 dakikalık bir yürüyüşe çıkın. Hem temiz hava almış olursunuz hem de yediklerinizi sindirmeniz daha kolay olur.
  • Sulu sebze ve meyve tüketimini artırın; salatalık, yeşillik, patlıcan, kabak, kereviz sapı, turunçgiller, kavun, karpuz bunlardan bazıları.
  • Her gün yediklerinizi 100 kalori azaltın. Bu ortalama 1 dilim beyaz peynir, 15 badem, 1 orta boy muz veya 1 kadeh şarap anlamına geliyor.
  • Baklagil, armut, kuru incir, kuru kayısı, yulaf gibi lifli gıdaları bol tüketin.
  • Karbonhidrat tüketiminizi değiştirin; ekmek, makarna, yulaf gibi kompleks karbonhidratları yemeye devam edin, ama diyetinizin büyük bölümü meyve, sebze, baklagil gibi karbonhidratlardan gelsin. Kısa sürede kendinizi hafiflemiş hissedeceksiniz.

En önemlisi, diyet psikolojisine girmeyin! Ufak değişiklikler ile kendinizi sıkmadan yaza hafifçe girin, sağlıklı alışkanlıklarınızı fazlalıklarından kurtulduktan sonra da sürdürün.

Hadi yaz gelsin!

Hadi yaz gelsin!

SPORU YAŞAM TARZI YAPMANIN 6 YOLU

Spor yapmayı sevmiyorum ama fit bir vücuda sahip olmak istiyorum diyenlerden misiniz? Heidi Klum genlerine sahip olmadığınız sürece bunun imkansıza yakın olduğunu siz de biliyor olmalısınız. Düzenli spor ve iyi beslenme alışkanlığı ile sağlıklı ve sıkı bir vücuda sahip olmamak işten değil, ancak işin bonusu da var; spor hastalıksız, ağrısız, kaliteli bir hayatın sırrı. Daha fazla vakit kaybetmeyin, sporu yaşam tarzı haline getirmenin yollarını siz de uygulayın.

 

sevdiğin sporu bul

Eğer siz de 10 kere spor salonuna yazılıp üyeliğinizi yaktıysanız, kalabalık salonların size göre olmadığı kuvvetle muhtemel. İşin sırrı sevdiğiniz sporu bulmakta, bu belki yoga, belki ağırlık antrenmanı, belki de yüzme olacak. Unutmayın spor tek bir şeyle limitli değildir, dans da spordur, sıkı yürüyüş de. Sevdiğiniz şeyi bulduktan sonra spor yapıp yapmadığınızı düşünmeyeceksiniz bile.

 

Uzaklara bakma

İster spor salonu olsun ister yoga veya Pilates stüdyosu, eğer spor yaptığınız yer evinize veya iş yerinize yakın değilse düzenli devam etme ihtimaliniz oldukça düşük. Spora gitmeniz 45 dakikanızı alıyorsa, hele ki İstanbul trafiğinde bunun rahatlıkla iki katına çıkma ihtimali varsa, üyeliğinizi yaptırırken sahip olduğunuz motivasyon zamanla düşecektir. Siz siz olun, ya iş öncesi veya sonrası gidebileceğiniz yakınlıkta, ya da evinize yürüme mesafesinde bir yerde spor yapın. Bu şekilde, yoğun günleriniz içinde bir de ne zaman spora zaman ayıracağınızı düşünmeniz gerekmez, çünkü spor her zaman burnunuzun dibinde.

 

arkadaşınla spor yap

Bir elin nesi var, iki elin sesi var deyimi spor için de geçerli. En iyi motivasyon bir arkadaşla aynı şeye baş koyup birlikte ilerlemek. Birlikte spor yapmanın psikolojisi bambaşka; hem arkadaşınıza karşı sorumlu olma duygusu, hem de tatlı bir rekabet ortamı sizi daha motive edecek, sporu daha da eğlenceli kılacak. Üstelik bir hoca eşliğinde özel ders almak isterseniz maliyeti de düşüreceksiniz.

 

Yeni bir şey dene

Yenilik hem bedenimizi hem zihnimizi taze tutar. Eğer düzenli yoga yapıyorsanız bir ay yoga pratiğinize koşuyu da ekleyin. Veya belki hep at binmeyi merak ettiniz, ders almaya başlayın. Birkaç ayda bir yeni bir spor türü deneyin, belki de uzun süredir aşık olmayı beklediğiniz sporu bulacaksınız.

 

Yürümek de spordur

Haftanın dört günü salona gitmek hem yoğun iş temposu hem de motivasyon açısından zor olabilir, ancak her zaman yürüyebilirsiniz. Bir gün salonu kaçırdığınız için kendinize kızmayın, o gün daha fazla yürümeye, asansör yerine merdiven kullanmaya çalışın, bir bakmışsınız gün sonunda 7-8 km yürümüşsünüz bile.

 

Bakış açını değiştir

Sporu zayıflamak amaçlı yapmayı ve özellikle yazdan bir ay önce spora başlamayı bırakın. Sağlıklı ve güçlü bir beden kuvvetli bir bağışıklık sistemi, ileri yaşlarda kemiklerinizi koruyacak kuvvetli kaslar, ağrımayan sırt, diz ve boyun için temel yaratmak demek. Kendinize sporu kilo vermek için değil bedeninizi dinç tutmak için yaptığınızı hatırlatın, hareket düzeninizin bir parçası olsun.

PİLATES CANDIR

Çok değil, bundan 4 sene önce Pilates’e burun kıvırırdım, hatta “Pilates Patates” diye dalga geçmişliğim de var. Yıllarca yoga, spor salonlarında ağırlık antrenmanları -ki hala çok severim- TRX ve spinning yapmış biri olarak uzaktan gördüğüm kadarıyla Pilates bana yavaş gelmişti. Tükürdüğünü yalamak bu olsa gerek, yeni bir kariyere adım atmayı düşündüğümü söylediğim bir arkadaşımın Pilates sana çok yakışır demesiyle kendimi BASI Pilates®’in Kapsamlı Eğitmen Yetiştirme Kursu’nda (CTTC) bulmuş, hocanın anlattıklarını dinlerken konuya sıfır olmanın getirdiği panik ataklarla birlikte Joseph Pilates’in felsefesi, egzersize yaklaşımı ve diyaframın ne olduğunu öğreniyordum. Şimdi ise Pilates’in faydalarını anlatmaktan dilimde tüy bitmiyor.

Pilates’in en sevdiğim yanı belki de her yaşa ve her vücut tipine uygun olan, akıllı bir egzersiz yöntemi olması. Hayatında hiç spor yapmamış anneme 65 yaşında Pilates sayesinde düzenli bir egzersiz alışkanlığı kazandırdığımı düşünürsek, faydalarından gönül rahatlığıyla bahsedebilirim. Joseph Pilates’in 6 prensip üzerine kurduğu bu egzersiz metodu, konsantrasyon, merkezlenme, kontrol, nefes, keskinlik ve akıcılık prensiplerini ele alıyor. Egzersizler bu prensipler çerçevesinde matta veya J. Pilates’in 1920’lerde tasarladığı farklı ekipmanlar üzerinde uygulanıyor. Bazı Pilates hareketleri size aşina olduğunuz fitness hareketlerini hatırlatabilir, ancak Pilates’in en önemli farkı, egzersizleri yaparken omurga, göğüs kafesi ve pelvisin doğru şekilde durmasına çok dikkat etmesi. Pilates egzersizleri, az tekrarla ama doğru şekilde yaptırıldığından verimli çalışmanızı sağlıyor. Yani kaş yaparken göz çıkartmıyor. Pilateste güç ve esnekliğe aynı derecede önem veriliyor, çünkü tahmin edebileceğiniz gibi biri olmazsa diğerinin de kalitesi azalıyor.

Tamam fazla uzattım, asıl can alıcı sorulara gelelim.

 

// PİLATES ZAYIFLATIR MI?

BAKLAVALARIMI NE ZAMAN GÖRECEĞİM?

PİLATES BOY UZATIR MI?

SHAKIRA GİBİ POPOM OLACAK MI? //

 

Ben Pilates’e başlamadan önce 1.58 cm’dim. Bugün boyum kaç mı? 1.58 cm.  

Pilates boy uzatacak sihirli bir çubuk değildir, boyunuzu uzatsa uzatsa çocukken içtiğiniz bardak bardak sütler uzatabilir ve tabii genleriniz. Ancak duruşunuzda kifoz dediğimiz üst sırtta bir kamburluk ve ciddi bir lordoz yani derin bir bel oyuğu varsa, Pilates ile sırt ve karın kaslarınızı kuvvetlendirip duruşunuz düzeleceği için boyunuzda 1-2 cm uzama gibi bir fark görebilirsiniz, ancak bu ciddi kamburu olanlar için geçerli. İşin gerçeği şu, cm olarak boyunuzda bir fark görmeseniz de duruşunuz daha dik olacak ve en önemlisi sırt ağrılarınızdan kurtulacaksınız.

Pilates zayıflatır ama kısa sürede delicesine kilo verdirtmez. Eğer fazla kilonuz varsa haftada iki veya üç gün yaptığınız Pilates derslerinize kardiyovasküler, yani yürüyüş, bisiklet, eliptik gibi bir çalışma da eklemelisiniz ki en verimli sonuca ulaşın. Pilates ile çılgınca terlemezsiniz, ancak kaslarınızı kuvvetlendikçe sıkılaşacak ve siz de doğal olarak inceleceksiniz. Baklavalara gelince, yukarıda da bahsettiğim gibi Pilates en derin kasları kuvvetlendirdiğinden üstteki yüzeysel -yani baklava görünümünü sağlayan- kasları pıtır pıtır ortaya çıkarmaz. Zaten birkaç dersten sonra kuvvetinizin ne kadar arttığını, kollarınızın şekillendiğini görünce baklavaları unutacaksınız. Eğer sıkılaşmak, ince uzun kaslara sahip olmak, dizlerinizi, belinizi, boynunuzu zorlamadan vücudunuzu akıllıca çalıştırmak istiyorsanız Pilates'i seçin. Bedeninize yapacağınız en iyi yatırım olacağından şüpheniz olmasın. Bedensel ve zihinsel sağlığın birbirini tamamladığını söyleyen Joseph Pilates’e sonuna kadar katılıyorum. Vücudumuz fiziksel olarak ne kadar sağlıklı olursa ruhumuz da bir o kadar huzurlu olur. Biri olmadan diğerini düşünebiliyor musunuz?