EV YAPIMI HUMUS

Meatless Monday (Etsiz Pazartesi) hareketini duydunuz mu? 2003 yılında ortaya çıkan Meatless Monday, haftada bir gün (adı üstüne Pazartesileri) tamamen vejetaryen beslenip dünya üzerindeki karbon ayak izinizi azaltmanıza ve dolayısıyla dünyayı daha yeşil bir yere çevirmenizde yardımcı oluyor. Bunun yanı sıra haftada bir vejetaryen beslenerek beslenme düzeninize daha sağlıklı ve az yağlı opsiyonlar ekliyorsunuz, ayrıca et tüketimini azaltıp daha çok sebze ve baklagiller yemek ekonomik olduğundan aile bütçesine yardımcı oluyorsunuz. Özellikle kırmızı etin yağlı bir hayvansal protein olmasından dolayı bir gün bile olsa etsiz yemekler yememiz ileride oluşabilecek kardiyovasküler hastalıkların engellenmesini ve obezite riskinin azalmasını sağlıyor. Dolayısıyla ne yapın edin haftada bir kere vejetaryen beslenin.

Etsiz Pazartesi’nin neden Pazartesi gününe adandığını merak ediyorsanız; Pazartesileri genelde yeni başlangıçlar olarak sayılır. Kaçımız yeni bir projeye, diyete, spor düzenine veya işe Pazartesi başlamadık ki? Haftaya yeni kararlarla başlamak haftanın devamını da daha pozitif ve enerjik olarak geçirmemize sebep olabiliyor. Üstelik haftasonu mutfak alışverişinizi halledip Pazar akşamı da Meal Prep yapıyorsanız, haftanın başı yeni bir beslenme düzeni denemek için ideal. Pazar akşamından mercimek, maş fasulyesi, nohut gibi baklagilleri haşlayabilir, fırın tepsisinde farklı sebzeleri dilimler halinde pişirip Pazartesi gününe harika bir vejetaryen salata hazırlayabilirsiniz.

Ben etobur biriyim; kırmızı et kadar tavuk ve hindi de severim, balıkla aram ise sürekli değişir. Balık yemek için bir sürü kuralım vardır, mesela balık kokmayacak, çok fazla balık tadı olmayacak, kılçıklı kuyruklu kafalı olmayacak, kabuklu böcek olmayacak… Kısacası löp fileto balık eti verin bana yeter. Hayatımın bir döneminde 4-5 sene kadar vejetaryen beslendim, ancak bu dönemde beslenme konusunda çok da bilinçli değildim ve kesinlikle yeteri kadar protein almıyordum. Yumurtadan nefret ediyordum (o günden bu güne mutasyon geçirdiğim doğrudur) ancak eninde sonunda günde 2 kere omlet yiyen ve televizyonda tavuk but yiyen birini gördüğünde ağzının suları akan birine dönüştüm. Bu durum sıklaştıkça ve ben sürekli yemek istediğim şeyleri yemediğimi fark edince vejetaryen diyetin bana uygun olmadığına karar verdim ve bir kenara bıraktım. Vejetaryen beslenmeyi destekliyorum, daha sağlıklı olabileceğini de düşünüyorum ama dünyanın bir döngüsü olduğunu ve insanoğlunun yüzyıllarca hayvan yediğini de kabul ediyorum. Bu konunun politik, ekonomik ve duygusal yanına burada girmek doğru olmaz, zira bu günlerce tartışılabilecek bir konu.

Humus konusuna gelirsek, eğer yurtdışında bir Türk restoranına giderseniz çoğunlukla menüde humus bulursunuz, amma velakin humus bizim restoranlarımızda çok rastladığımız bir yemek değil. Ama kendisini mutlaka yemek repertuarımıza eklemeniz gerektiğini düşünüyorum. Nohutu sadece pilav yanına konulan bahtsız bir baklagil olarak düşünmemeliyiz, nasıl mercimeği püre haline getirip bütün kışı mercimek çorbalarıyla geçiriyorsak nohutun da püre olabileceğini hayal etmeli, onu da yemeklerimizin başrolüne koymalıyız. Ayrıca haftada 2-3 kere protein tüketiminizi baklagillerden yapmanız, hem diyetinizdeki yağ oranını azaltır, hem de sindirim sisteminizi kuvvetlendiren ve sağlıklı şekilde çalışmasını sağlayan lifleri kolayca tüketmenizi sağlar. Bu ev yapımı humusun içine farklı tatlar katmak sizin elinizde, 1 tam közlenmiş kırmızı biber eklemek benim favorim, hem rengini de göz alıcı bir turuncuya çeviriyor. Baharatlarda ise sınır yok. 

Malzemeler & Hazırlanışı

1 büyük konserve nohut (800 g) // 1 orta boy limonun suyu // 4 çorba kaşığı tahin // 3 çorba kaşığı zeytin yağı // 5-6 çorba kaşığı su

Robotta limon suyu ve tahini iyice püre kıvamına gelene kadar karıştır. Konserve nohutun suyunu süzdükten sonra yarısını robotun içine ekle, karıştır, arada sırada kenarlara yapışan karışımı spatula yardımı ile aşağıya kaydır. Kalan nohutu, zeytinyağını ve suyu ekle ve robotta homojen bir karışım olana kadar karıştırmaya devam et. Kıvamı yoğun gelirse azar azar su ekleyerek istediğin kıvama gelene kadar karıştırmaya devam et. Servis etmeden önce üzerine az zeytinyağı gezdir.

Yanında havuç, salatalık, tatlı biberler ile servis ederek paylaşımlık bir meze tabağı hazırlayabilirsin. Afiyet olsun!