Pancarlı Kış Salatası

Bugüne kadar yediğim en akılda kalıcı salatalardan biri, Montreal'de çok ama çok meşhur olan Mandy's isimli kafedeydi. 5 haftalık Kanada seyahatimin son gününde, methini duyduğum bu yere adımımı atar atmaz 20 kişilik bir sıra ile karşılaşmış, upuzun menüden ne seçeceğimi bilemediğim için sıra bana yaklaştıkça minik çaplı panik ataklar geçirmeye başlamıştım. O beş hafta boyunca yediğim her şeyi bir kenara silip attıracak kadar lezzetli bir salata ile karşı karşıya kalacağımı hissetmiş olmalıyım.

Buraya gurme salatacı demek daha doğru olacak aslında. Bir kova boyundaki rengarenk Anthropologie kaseleri içinde servis edilen, çileğinden tutun tortilla kıtırlarına kadar farklı malzemeleri bir araya getiren Mandy's salataları, mideniz kadar gözünüzü de doyuran cinsten. O yemekten sonra, o gün bu gün salataya olan bakış açım değişti. Salata denince akla göbek yeşillik üzerine konserve mısır, ızgara tavuk ve tatsız sera domatesleri gelmemeli, sağlıklı beslenme listelerinin baş taçlarından biri olan salata, doğru malzemelerle başlı başına bir öğün olabilir.

Mandy's'de yediğim, içinde yok yok salatam; havuç, salatalık, pita kıtırları, çilek, yeşillik...

Mandy's'de yediğim, içinde yok yok salatam; havuç, salatalık, pita kıtırları, çilek, yeşillik...

Mandy’s’in başarısını, her gün yediğimiz farklı malzemeleri bir araya getirmesine, salatayı rengarenk, doyurucu ve eğlenceli kılarak diyet yemeği kalıbından çıkarmasına bağlıyorum. Farklı dokuları ve tatları bir arada kullanmak hem göze hitap eder, hem de mideye. Zaten göz doymadan midenin doymaması pek mümkün değil. Bu yemek aklımda kalmış olmalı ki, aylar sonra binlerce kilometre ötede Beşiktaş Pazarı’nda dolanırken renkleriyle gözümü alan pancarları görünce aklıma pancarı bir salatanın ana malzemesi yapmak geldi. Ve hatta çılgınca bir şey yapıp yeşillik kullanmamak. Elimde bir kilo pancarla eve döndükten sonra mutfağımın bir köşesinde duran, kullanılmaktan çok dekorasyon görevi gören yemek kitaplarından Fresh Flavors from Israel'in sayfalarını karıştırınca karşıma bu fuşya sebzeyi narla birleştiren hafif bir salata tarifi çıktı.

Nar, kış mevsiminin baş tacı olmalı. Bereketin sembolü olduğu için dekoratif olarak yılbaşı masalarımızı süsleyen, leke bırakmadan ayıklanması için bin bir teori üretilen bu sert kabuklu meyve renginden dolayı otomatik olarak ben bir antioksidan bombasıyım sinyalleri veriyor. Pancar da aynı şekilde hem antioksidan hem de anti-enflamatuar özelliklere sahip çok faydalı bir sebze. Yapılan birçok araştırma antioksidanların pek çok dejeneratif hastalığı engelleyici olduğunu gösteriyor, yani bu salatayı sıklıkla yemenizin faydası var.

Narın pancarla bir tabakta yan yana var olabileceğini düşünmemiş olabilirsiniz. Ancak bu meyve haşlanmış pancara tahmin etmeyeceğiniz bir şekilde yakışıyor. Haşlanmış pancar ağzınızda dağılırken, kıtır kıtır nar taneleri dişlerinizin arasında patırdıyor, her lokmada farklı dokular bir araya geliyor. Nar seçerken kabuğunun sert olmasına ve narın ağır olduğuna emin olun, bu, tanelerinin büyük ve sulu olduğunun göstergesidir.

Tadını biraz kendime göre değiştirdiğim bu salata, içine haşlanmış nohut veya mercimek gibi bir baklagil eklenerek hafif vejetaryen bir öğün veya sade haliyle et yemeklerinin yanına güzel bir eş olabilir. Buzdolabında 4-5 gün saklayabilirsiniz.

Malzemeler & Hazırlanışı

3-4 adet pancar // Bir adet narın taneleri // Yarım limonun veya ekşi bir mandalinanın suyu // 3 çorba kaşığı doğal nar ekşisi // 4 çorba kaşığı zeytinyağı // Bir tatlı kaşığı deniz tuzu // 10-15 dal maydanoz

Pancarları kabuklarıyla birlikte iyice yumuşayana kadar haşla, bir bıçağı rahatça batırabildiğin yumuşaklığa gelince soğumaya al ve kabuklarını soy. Küp küp kestiğin pancarları, limon suyu, nar ekşisi ve tuz ile bir kaseye alıp karıştırdıktan sonra ve 15 dk dinlenmeye bırak. Bu sırada maydanozu ince ince doğra, beklettiğin pancar, nar ve zeytinyağı ile birleştir. Üzerine birkaç dal maydanoz süsleyip servis edebilirsin.

Afiyet olsun!