ANTİOKSİDAN SALATASI

Bir Cumartesi günü Bomonti’deki ekolojik pazarda keşif yaparken gözüm simsiyah, iri uzun sebzelere takıldı. Bazıları bir sihirbaz değneği gibi narin uçlu, bazıları çift başlı bir ejderha gibi kökten sonra ikiye ayrılıyordu. İlk bakışta ne olduklarını anlamasam da tezgaha yanaşmamla birlikte onları daha önce gördüğümü hatırladım, yine başka bir pazar alışverişinde uzaktan bakıp almaya cesaret edemediğim siyah havuçlardı bunlar. Ancak o gün kendilerine karşı ayrı bir sıcaklık hissetmiştim, elimi cüzdanıma uzatacak kadar. Ne olduğunu bilmediğim ve hiç pişirmediğim yiyeceklere karşı ön yargılı olduğumu itiraf etmeliyim, ama bu havuç renginden dolayı bana herhangi bir sebzeden daha da sağlıklı gözükmüştü; nedeni ise rengiydi. Kısa süre önce başladığım beslenme sertifika programında ilk haftadan beri çalıştığım konulardan biri olan antioksidanları aklımın bir köşesine hapsetmiş, mor ve benzeri renkte her şeye mücevher gözüyle bakıyordum. 

Tarife geçmeden önce kısaca antioksidan nedir? sorusuna cevap vermek lazım, zira kendilerini beslenme düzeninize acilen eklemeniz gerekiyor. Antioksidanlar vücudumuzda serbest radikallerin hücrelere zarar vermesini durduran moleküller, yani bilimsel dilden uzaklaşırsak, antioksidanlar kronik ve dejeneratif hastalıkların oluşmalarını engelleyen özelliklere sahipler ve birçok besin içerisinde yer alıyorlar. Bunları uzaktan bir bakışta tanımak mümkün; eğer pembe, mor, mavi, kırmızının tonlarına sahiplerse bilin ki içerisinde bolca antioksidan barındırıyorlar. Kırmızı üzüm -ve dolayısıyla kırmızı şarap-, bitter çikolata, nar, yaban mersini, pancar, ayrıca zeytinyağı ve yeşil çay bunlardan birkaçı. Yani abartmadan içtiğiniz kırmızı şarabın sağlığınıza faydalı olduğunu söyleyebiliriz. 

Havuca geri dönelim. Kararsız halim hem yüzümdeki ifadeden hem de birkaç dakika boyunca bir havucu elimde inceleyip yerine koyduktan sonra hemen yanındakine geçmemden belli olmuş olacak ki tezgah sahibi beni bu çileden dört kelime ile kurtardı: ‘Soy, rendele, salata yap’. Tanımadığınız bir yiyeceği nasıl pişireceğinizi öğrenmek istiyorsanız ya satan kişiye ya da o an yanınızda aynı şeyi satın alan birine sorun, ayak üstü tarif almanın en kısa yolu bu olsa gerek. Bu siyah havuçları da normal havuç gibi kullanacağımı öğrendiğim an aklıma son zamanlarda en sık tükettiğim salatalardan Pancarlı Kış Salatası tarifimi geliştirmek geldi. Malum mevsim kış, etrafta nardan bol bir şey yok, bu salatayı çeşitlendirmek lazım. Pancarları haşlama süresini eklemezsek (dilerseniz hazır haşlanmış pancar da kullanabilirsiniz) soyup rendelemekten bütün malzemeleri birleştirmeye kadar toplamda 20 dakikanızı alacak bir salata bu. Hem tatlı hem ekşi, hem kıtır hem yumuşak, rengarenk, hem de salatanın sadece yeşillikten ibaret olmadığını ispatlayan oldukça lezzetli bir salata. Evde siyah havuç yoksa dert etmeyin, onsuz da olur, ama denk gelirseniz es geçmeyin mutlaka sepete birkaç tane atın derim. 

Antioksidan salatası detay.jpg

Malzemeler & Hazırlanışı

2 adet siyah havuç // 2 adet turuncu havuç // 3-4 adet haşlanmış pancar // 4-5 dal maydanoz // Yarım narın taneleri // 3 çorba kaşığı zeytinyağı // 2 çorba kaşığı nar ekşisi // Tuz // Karabiber


Soyduğun havuçları rendele, küp küp kestiğin pancarlar ve nar taneleri ile bir kasede birleştir. Üzerine nar ekşisi, zeytinyağı, tuz ve karabiberi ekleyip, ince ince doğradığın maydanozları da ekle, karıştır ve yemeden önce 10 dakika dinlendirmeye bırak.

Afiyet olsun!